Çeşme Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği
HV
24 TEMMUZ Çarşamba 02:52

Bir aydır doluluk oranı yüzde 95'i geçmiş durumda!

Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir canlı yayına katıldığı Son Söz TV'ye birçok konuda açıklamada bulundu.

Çeşme Güncel
Giriş Tarihi : 04-09-2022 18:04   Güncelleme : 04-09-2022 18:21
Bir aydır doluluk oranı yüzde 95'i geçmiş durumda!

EGEDESONSÖZ – Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, SONSÖZ TV’ye konuk oldu. Gazeteci Muhittin Akbel’in sorularını yanıtlayan Demir, Çeşme turizminin bu sezonki tablosunu anlattı ve sektörün personel sıkıntısından kruvaziyer turizme kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu. Çeşme’de turizmdeki yoğunluğun okulların kapanmasıyla başladığını ve okulların açılmasıyla azaldığını anlatan Demir, ‘Bu artık klasikleşti. Çeşme sezonu okulların açılmasıyla azalıyor bazen de bitiyor. Bazıları Çeşme’de sezonun 60 gün olduğunu söyler, bazıları da 45 güne kadar indirir. Ama Çeşme’de 90 gün, 100 gün sezonun devam ettiğini söyleyebilirim” dedi.

GURBETÇİLER BİZİ ÇOK SEVDİ, HOLLANDA’DAN ÇOK TURİST GELDİ
Bu yıl Çeşme turizmini Avrupa’da yaşayan Türk gurbetçilerin yanı sıra çeşitli ülkelere mensup ama bizim gurbetçiler gibi Avrupa ülkelerinde hayatını sürdüren İranlı, Iraklı, Faslı gurbetçi turistlerin canlı tuttuğunu anlatan Başkan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Vakit buldukça gurbetçilerimizle sohbet ediyorum biraz da araştırmalar yapıyorum. Genelde baktığımızda Orta Avrupa’dan insan geliyor. Bu sene çok fazla Hollandalı olduğunu gördüm. Hollandalıların akınına uğradık. Bunun nedenini bilemiyorum ama araştıracağım. Hollandalılar kendi arabalarıyla gelmiş, çoğunlukla. Neden kendi araçlarıyla geldiklerini sorduğumuzda 1000 Euroyla arabayla geldikleri, uçakla gelmiş olsalardı 3 bin Euro harcamak zorunda kalacaklarını ifade ediyorlar. Yani uçak biletleri çok pahalı olduğundan araçla gelmeyi tercih ediyorlar. Avrupa havaalanlarındaki sıkıntıların bilet fiyatlarına yansıdığını biliyoruz. Turizmin canı, kanı ulaşımdır. Her ülkeden gurbetçi görüyoruz. Biz daha çok Alman vatandaşı değil Almanya’da yaşayan gurbetçileri görüyoruz. İranlılar çok var. Sıralamaya sokacak olursak,  Hollandalılardan sonra ikinci sırayı İranlılar almış durumda. Iraklılar da kalabalıktı. Gurbetçiler, gurbetçilerle aile olmuşlarr. Baktığınızda hem otellerimiz hem sokaklarımız yabancı turistlerle doldu taştı.”

BİR AYDIR DOLULUK ORANI, YÜZDE 95’İ GEÇMİŞ DURUMDA
Çeşme’deki otellerin doluluk oranıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Demir, şunları söyledi:

“ Çeşme olarak pandemiden çok etkilenmedik diyebiliriz. Geçen yıl doluluğumuza bakarsak, Çeşme turizm tarihinde ilk sıraya çıkacak bir yoğunluk vardı diyebilirim. Pandeminin ilk yılında, yani 2020 yazında biraz zorluk çektik. Ancak 2021 altın yılımız oldu. Bu yıla baktığımızda bu yıl da çok güzel geçti. Fiyat belirlemede sıkıntı çektik. Birçok otelimiz eski fiyatları kullandı. Fiyat konusunda karmaşa yaşadık. Ağustos ayı en yüksek doluluk oranı olan bir aydır; şu an için yüzde 90- 95’i geçen doluluk oranı olan otellerimiz var. Restoranlar doluydu, onlar da memnun. Ancak Çeşme’de, Türkiye’de yaşayan Türk çok çok azdı. Gurbetçiler çoğunluktaydı. Sokakta yürürken, bunu görüyorsunuz. Otellerin giderleri var; en azından alt yapı giderleri, su, elektrik, gıda gibi. İnsan yaşamında ne gerekliyse biz onu otellerimizde sunuyoruz. Fiyatlarda 3- 4 katı artış var, ürünlerde istikrarsızlık var. Sürekli bir belirsizlik var, bu kadar belirsizlik içinde fiyat belirlemenin hiç de kolay olmadığın bir gerçek. Yabancı turistler Çeşme’de bu yıl çok iyi para harcadı. Hala iyi para harcıyorlar. Döviz bozuyorlar, koca çanta almıyor liraları. O parayı Alaçatı’da harcayıp otele geliyorlar. Birbirleriyle bu şekilde para harcama yarışına girdiler. Bu durum, turizmciler açısından çok güzel bir şey tabii. Gurbetçilerimizle iç içe olduk. Hiç bu kadar samimi olmamıştık onlarla. Sanırım önümüzdeki sezonlarda da birlikte olacağız. Çünkü aldıkları hizmetten çok memnun olduklarını ifade ediyorlar.”

SEZONU UZATMAK İÇİN YAPABİLECEĞİMİZ PEK BİR ŞEY YOK
Çeşme sezonunun uzatılması konusundaki çalışmalarını da aktaran Başkan Demir, “Sezonu uzatmak için çok mücadele ettik ancak, Çeşme’nin sezonu Çeşme’nin denizine bağlıdır. Denize girilebildiği sürece Çeşme’de sezon devam eder. Denize girilemiyorsa, sezon biter. Şartları zorlayan otellerimiz var kış turizmine hizmet etmek için… Kapalı yüzme havuzları, termal tesisler. Ama bu kış Çeşme kışında açık olan otellerde de sıkıntı olacak gibi. Türk vatandaşları Eylülde fiyatlar yüzde 40 oranında düşük olacak. Fakat yerli turist, 2100 liralık rakamı duyunca, telefonu kapatıyor, yine de rağbet etmiyor. Bu yüzden Eylül rezervasyonlarımıza baktığımızda, yüzde 40 dolayında doluluk gözüküyor. Rezervasyon tahminlerimiz söylüyor bu rakamları. Eylül ayı için kötü değil aslında fakat bu doluluk oranını oluşturan tatilciler kimler diye soracak olursanız, yine gurbetçiler derim. Yerli turistin alım gücü o kadar zayıflamış ki, ucuzluğa, indirime rağmen rezervasyona yanaşmıyor’’ dedi.

POLİTİKACILARIMIZIN DA SAMİMİ, GÜLER YÜZLÜ, İÇTEN OLMASI LAZIM
Yunanistan ile Türkiye turizmleri arasında rakamlarla kıyaslama yapan Başkan Yakup Demir, “Türkiye’nin sekizde biri kadar nüfusa sahip Yunanistan, gerçekten iyi düzeyde turisti ağırlıyor. Mesela Mikanos’a günde 20’ye yakın gemi giriyordur. Bu gemilerle gelenler pasaporta dahil edilip sayılıyorsa başka bir konu. Yunanistan’ı Avrupa destekliyor. Zengin turistler Yunanistan’a gidiyor. Bunu sayıyla değil, ciro ve konaklama süresiyle ölçmek lazım. Aslında dünyanın Yunanistan’a bakışı farklıdır. Yunanistan’ı merak edip gelmek isteyen var. Papua Yeni Gine’de bile Yunanistan’ı merak eden var. Aslında İstanbul’u çok merak edenlerde var ancak bizim dış politikamızda bazı eksiklikler var. Turizm Türkiye’nin bir aynasıdır. Biz dış politikamızda daha samimi ve sempatik olmak zorundayız. Turistlere yansıyan çok olumsuzluğumuz yok ama içten samimi olmalıyız. Politikacılarımız samimi güler yüzlü içten olması lazım ayrımcılık yapılamaması lazım. Dünyayı kucaklamamız lazım; o zaman reklamsız şekilde turist dolar taşar ülkemiz” diye konuştu.

DEVLET, PERSONEL SORUNUNA MUTLAKA ÇÖZÜM BULMALI
Personel sıkıntısını bu sezon çok fazla yaşadıklarını anlatan Demir, şunları söyledi:

“ Personel sıkıntısı yalnızca turizmde değil, tüm sektörlerde var ancak turizm tamamen insan gücüne entegre olduğu için sıkıntılar daha çok görülüyor. Devleti yönetenlerin, birinci sıraya bunu koymaları lazım. Bugüne kadar Türkiye’de işsizlik var dediler, ben buna inanmıyorum bu işsizlik olayına. Az çalışarak çok kazanma, kolay para kazanma isteği var. Vicdani rahatsızlığımla söylüyorum; şu anki durumla Türkiye’yi bir adım ileri götürmemiz mümkün değil ama çok rahat geri gideriz. Sektörün içinden gelen birisi olarak söylüyorum; çok önemli bir konu bu. Devletimiz ve işverenimiz bu durumu halletmek zorunda. Zaten halledilemezse işveren kalmayacak. Personel bulunmayınca, haliyle işveren de olmayacak. Herkes home ofis çalışıyor. Herkes kaçar olmuş. Bunun düzelmesi lazım ancak düzelmesi çok zor. Bu bir kültürdür. Bunu biz yapamamışız. Ben gördüğümü yaşadığımı söylüyorum. İleri gidemeyiz mümkün değil.”

YURTDIŞINDA BU İŞİ YAPMAK İSTİYORUM AMA SONRA “DEĞER Mİ?” DİYORUM!
Hırslı bir yapısının olduğunu aktaran Demir, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben hırslı ve idealist birisiyim. Yurt dışına gitmek istiyorum hala… Sebep? Personel sorunu yaşamaktan bıktım. Personel sorununun olmadığı Vietnam’da, Kamboçya’da, Tayland’da çalışmak istiyoruz. Birkaç ülkede araştırma yaptım. Hatta şirket kurmak için adımlar attım özellikle Uzakdoğu’da işçi fazlası var. Buralarda nasıl iş yapılırı araştırdım. Ben personel alma işinin arka planında bunları da yaptım. Bunu zaten çoğu ülkeler yapmaya başlamış. Pek çok ülkeden şirketler, oralarda faaliyet göstermeye başlamış. Sonra düşünüyorum, kendi kendime diyorum ki, değer mi? Karar veremiyorum.”

TURİSTE SUNDUĞUMUZ YİYECEK İÇECEĞİ AZALTMADIK, AKSİNE ARTIRDIK
Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, otel misafirlerine kahvaltı ve akşam yemeği sunumlarda azalma yoluna gitmek yerine daha memnuniyeti artırmak adına daha çok ürün sunduklarını dile getirdi. Demir, “40 dolayında kahvaltılık oluyor büfemizde. Misafirin memnuniyeti için ne gerekiyorsa, onu yapıyoruz. Eksiğimiz yok, fazlamız var. Domatesin, peynirin, zeytinin üç dört kat artmış olmasına rağmen hiçbirini azaltmadık. Azaltma yoluna gitseydik, memnuniyet oranı düşerdi” dedi ve Çeşme’de zaman zaman gündeme gelen yeme içte ve beach’lerdeki pahalılıkla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Esnafımız bu krizi göz önüne aldığında üzülerek farkına vardı. Rakamları makul seviyede tutmaya özen gösterdi. Bodrum’daki gibi yüksek faturalar pek gündeme gelmedi. Esnafımız müşterileri kazanma konusunun ne kadar önemli olduğunu öğrendi. Böyle yapmayan mekan sahipleri var mı? Tabii ki vardır. Çeşme’ye bu yıl Türk turist çok gelmedi, diyoruz. Belki o yüzden böyle şeyler konuşulmamış olabilir. Beach clubların doluluğu yüzde 50’yi geçmedi. Nedeni, oralarda geçmişte yaşanan pahalılık ve insanların ücretsiz plajlara yönelmiş olmasıdır. 350 liraya bir beach clupa giriş var. Dört kişi 1400 lira yapar. Yemesi içmesiyle dört kişilik bir aile oradan 3 bin liraya ancak çıkar.”

ÇEŞME TURİZM PROJESİ, SADECE ÇEŞME’Yİ DEĞİL, İZMİR’İ DE KURTARACAK
Çeşme Turizm Projesi hakkında açıklama yapan Başkan Demir, şu görüşlere yer verdi:

“Bu projenin çalışmalarının içinde yer aldığımız anlar oldu ancak bu projenin İzmir ayağı biraz dağıldı gibi. Bakanlık düzeyinde çalışmalar yapılıyor diye duyuyoruz. İçinde kötü niyet yoksa, çok güzel bir proje olarak görüyoruz Çeşme Turizm projesini. Hayata geçirilmesini çok da istiyoruz. Sadece Çeşme’yi değil, İzmir’i kurtaracak bir proje. Eksikleri var mı? Var tabii ki. Mesela ulaşım problemi nasıl çözülür, belli değil. Şu anda Çeşme Otoyolunda trafik kilitleniyor, hafta sonlarında. Avrupalı turistler,  3- 4 günlük tatile genelde Cuma akşamından başlar. Dolayısıyla Çeşme Turizm Projesi hayata geçerse, ulaşımdaki hafta sonu yoğunluğu daha da artacak. Yine de kazma vurulduktan sonra bu sorunların da giderileceğine inanıyorum.”

1 MİLYON 100 BİN TÜRK YUNAN ADALARINA GİDİYOR, ORADAN 950 BİN TURİST GELİYOR
İzmir’den Yunan adalarına giden ve Yunan adalarından ülkemize gelen turist sayıları hakkında bilgiler aktaran Başkan Yakup Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2021 yılına bakalım. Geçen yıla 1 milyon 100 bin insanımız Yunan adalarına gitmiş. Yunanistan’dan gelenlerin sayısı ise 950 bin civarında. Aslında nüfusa vurunca, onlar daha çok gelmiş oluyor, oransal olarak. Ancak bu turistin Çeşme’ye yansıması çok düşüktür. Burada en kısıtlı turist gelişi, bir Çeşme, iki Ayvalık’tır. Ben 15 günde bir karşıya gidiyorum, bir gece kalıyorum. Bakıyorum mekanlara, 20 masa varsa, 18 masada Türkler oturuyor. Gelenler İstanbul’a daha çok gidiyorlar herhalde. İzmir Büyükşehir belediyesi, Midilli’ye sefer başlattı. Belediyemizin yaptığı hareket doğrudur. Turizm özgürlüktür. Onlar istediği gibi gitsinler gezsinler, ben İzmir’in ufkunu açayım, demiştir diye düşünüyorum Tunç Başkan’ın. Onlar ister gelir, ister gelmez. Belediye, yakında Selanik’e de seferler başlatacak. Bu projeler tutmasa da, bence insanlar gitsinler, oraların kültürleriyle buluşsunlar.”

KRUVAZİYER KAZANDIRSAYDI, KUŞADASI ESNAFI UÇARDI
Son beş ayda Çeşme’ye 31 geminin 7 bin dolayında turist getirdiği ve yıl sonuna kadar 30 geminin daha geleceği bilgisi hatırlatılan Başkan Yakup Demir, kruvaziyer turizminin Çeşme’ye katkısıyla ilgili net konuştu:

“Kruvaziyer gemilerin turizmimize katkısı var mı, yok mu, tartışılır. Ben buna turizm mi desem demesem mi düşünüyorum. Çünkü bakıyorum Kuşadası’na yağmur gibi gemi geliyor ama oradaki esnaf hala aç. Kuşadası esnafının iki yakası bir araya gelmiyor. Öyle bir rota çizilmiş ki sizin o rotaya girmeniz mümkün değil. Gelen turistler o yolun dışına çıkmıyor. Bundan dolayı aslında bugüne kadar İzmir’e ne verdi ki bu gemiler, diye sormak lazım. Gelenleri bir gün akşama kadar bıraksınlar, Kemeraltı’nı özgürce gezsinler, tozsunlar, alışveriş yapsınlar. O zaman kruvaziyer, turizme hizmet etmiş olur. Ancak içeride, yani gemide öyle talimatlar veriliyor, bu rutun dışına çıkmayın diye. Haliyle gemilerle gelen turistten esnaf para kazanmıyor. Birkaç esnaf çalışıyor, kazanıyor ama yetersiz. Çünkü homojen bir dağılım yok. Eğer öyle olsaydı Kuşadası esnafı uçardı. Biz Çeşme’de gemiyi resim olarak görüyoruz ama içeriği boş. Bu dünyada da böyledir. Bunu kıramayız. Bunların kurgusu çok merkezi bir yerden yapılıyor. Gücümüz yetmez onların düşüncesini değiştirmeye. O geminin yolcularının bir kez Kemeraltı’na girdiğini duyduk mu? Ben duymadım! Özetleyecek olursak, bana göre kruvaziyer gemilerin turizmimize katkısı yok maalesef.”

AdminAdmin

YORUMLAR
ÇOK OKUNANLAR